2026
Açık Devre Soğutma Kuleleri mi, Kapalı Devre Soğutma Kuleleri mi: 2026 da Hangisi Daha İyi?
CTP Mühendislik olarak, 2026 yılında soğutma kulesi seçiminin artık basit bir "hangi sistem daha iyi" sorusu olmaktan çıktığını, aksine "hangi uygulama için hangi sistem daha uygun" sorusuna evrildiğini belirtmek isteriz. Her iki sistemin de 2026'nın getirdiği teknolojik ve çevresel koşullara uyum sağlayan farklı özellikleri bulunmaktadır.
Sistemlerin 2026'daki Farklılıkları ve Uygulama Alanları
CTP Mühendislik, her iki sistemin de kendine has karakteristik özelliklere sahip olduğunu ve doğru seçimin proje koşullarına bağlı olduğunu vurgulamaktadır.
Kapalı Devre Soğutma Kulelerinin 2026 Avantajlı Olduğu Senaryolar
CTP Mühendislik'in özellikle altını çizdiği bir konu, kapalı devre sistemlerin soğuk iklimlerde ve ülkelerde sunduğu "freecooling" (ücretsiz soğutma) özelliğidir. Bu sistem, dış hava sıcaklığının yeterince düşük olduğu dönemlerde, soğutma işlemini tamamen veya kısmen buharlaşma olmadan gerçekleştirebilir. CTP Mühendislik, bu özelliğin su tasarrufu açısından 2026'da daha da kritik hale geleceğini öngörmektedir:
- Kuzey Avrupa, Kanada ve Soğuk İklim Bölgeleri: Bu bölgelerde kapalı devre sistemler, kış aylarında neredeyse sıfır su tüketimiyle çalışabilir. CTP Mühendislik, özellikle datacenter'lar ve sürekli soğutma gerektiren tesisler için bu özelliğin vazgeçilmez olduğunu belirtmektedir.
- Su Stresinin Yüksek Olduğu Soğuk Bölgeler: Su kaynakları kısıtlı ama iklimi soğuk olan bölgelerde, kapalı devre sistemler hem freecooling avantajı hem de düşük buharlaşma kaybıyla iki katlı tasarruf sağlayabilir. CTP Mühendislik, bu kombinasyonun 2026'da daha fazla projede tercih sebebi olacağını düşünmektedir.
Kapalı Devre Sistemlerin Teknik Farklılıkları
CTP Mühendislik, kapalı devre sistemlerin tasarım ve işletme karakteristiklerini şöyle özetlemektedir:
Isı Transfer Yüzeyi Farklılığı: Kapalı devre sistemlerde ısı transferi, geniş serpantin yüzeyleri üzerinden gerçekleşir. CTP Mühendislik, dünyadaki birçok köklü üreticinin serpantin üretiminde, sağlamlık ve ekonomiklik açısından St37 boruları tercih ettiğini not etmektedir. Bu borular, yüksek basınç dayanımı için 23 bar seviyelerinde test edildikten sonra, korozyona karşı uzun ömürlü koruma sağlamak amacıyla sıcak daldırma galvaniz ile kaplanır. CTP Mühendislik, bu malzeme ve işlem seçiminin, serpantin maliyetinin hala sistemin en önemli maliyet kalemlerinden biri olmasına rağmen, bakır-alüminyum alternatiflerine kıyasla daha uygun bir ilk yatırım maliyeti sağladığını belirtmektedir.İşletme Koşulları Farklılıkları:
- Koruyucu Önlem Gereksinimi: CTP Mühendislik, açık atmosfere maruz kalan serpantinler için antifriz kullanımının soğuk iklimlerde zorunlu olduğunu, bunun bir işletme gerekliliği olarak görülmesi gerektiğini ifade etmektedir.
- Su Kalitesi İhtiyacı: Dış devre suyunun yumuşatılmış olması, CTP Mühendislik tarafından sistem verimliliğini korumak için gerekli bir şart olarak değerlendirilmektedir.
- Enerji Profili: CTP Mühendislik, kapalı devre sistemlerin ısıl direnç katmanları nedeniyle fan enerji tüketiminin farklı bir profile sahip olduğunu, ancak freecooling sürelerinde bu farkın azaldığını vurgulamaktadır.
Açık Devre Soğutma Kulelerinin 2026'daki Güçlü Yönleri
CTP Mühendislik, açık devre sistemlerin endüstriyel uygulamalardaki vazgeçilmezliğinin 2026'da da devam edeceğini düşünmektedir:
Verimlilik ve Ekonomi: Doğrudan buharlaşma prensibiyle çalışan açık devre sistemler, CTP Mühendislik'in de tecrübeleriyle doğruladığı üzere, özellikle yüksek soğutma kapasitesi gerektiren endüstriyel tesislerde en yüksek ısı transfer verimliliğini sunmaktadır. İlk yatırım maliyetlerinin uygunluğu, CTP Mühendislik tarafından bu sistemlerin yaygın kullanımının temel nedenlerinden biri olarak görülmektedir.
Bakım ve Dayanıklılık: CTP Mühendislik, açık devre kulelerin beton veya paslanmaz çelik konstrüksiyonlarının, doğru kimyasal yönetimi ve düzenli bakımla onlarca yıl hizmet verebileceğini teyit etmektedir. Bu, sistemin yaşam döngüsü maliyetini olumlu etkileyen bir faktördür.
2026 İçin Karar Kriterleri
CTP Mühendislik, 2026 yılında doğru sistem seçimi için aşağıdaki kriterlerin dikkate alınmasını önermektedir:
- Coğrafi Konum ve İklim: Soğuk iklim bölgelerinde kapalı devre sistemlerin freecooling avantajı, sıcak ve kuru iklimlerde ise açık devre sistemlerin yüksek verimliliği öne çıkmaktadır.
- Su Kaynağı ve Maliyeti: Su kıtlığı yaşanan bölgelerde kapalı devre sistemler, suyun bol ve ekonomik olduğu bölgelerde ise açık devre sistemler daha uygun olacaktır.
- Endüstriyel Proses Gereksinimleri: CTP Mühendislik, yüksek ısı yüklerinin olduğu ve sabit düşük sıcaklık gerektiren proseslerde açık devre sistemlerin, hassas kontrol gerektiren ve proses suyunun kirlenmemesi gereken uygulamalarda ise kapalı devre sistemlerin tercih edilmesini önermektedir.
- Regülasyonlar ve Sürdürülebilirlik Hedefleri: CTP Mühendislik, su kullanımı ve enerji verimliliği konusundaki düzenlemelerin 2026'da daha da sıkılaşacağını öngörmekte ve her iki sistemin de bu gerekliliklere uygun modern versiyonlarının geliştirileceğini düşünmektedir.
CTP Mühendislik olarak, 2026'da tek bir "en iyi sistem" olmadığı, ancak her projenin kendi koşullarına göre optimize edilmiş bir "en uygun sistem" seçeneği olduğu kanaatindeyiz. Doğru seçim, ancak detaylı bir ihtiyaç analizi, yaşam döngüsü maliyet hesabı ve CTP Mühendislik gibi saha tecrübesi yüksek firmaların teknik değerlendirmeleriyle yapılabilir.































